Ana Sayfa Kültür Sanat 10 Kasım 2020 3 Görüntüleme

“Cicim”in son ustalarından Zerican nine, klâsik dokumacılığı geleceğe taşıyor

Tunceli’de yaşayan 74 yaşındaki Zerican Tunç, kaybolmaya yüz tutmuş ve yörede “cicim” olarak adlandırılan el dokumalarını, mesleğe başladığı ilk günün heyecanıyla yapmaya devam ediyor.

Hozat ilçesine bağlı Taşıtlı köyünde dünyaya gelen ve 15 yaşındayken ninesinden geleneksel el sanatlarından biri olan cicim dokumacılığını öğrenen Tunç, köyünde bir süre mesleğin inceliklerini öğrendikten sonra çeşitli sebeplerden dolayı dokumaya ara vermek zorunda kaldı.

Kentteki Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu bünyesinde geçen yıl cicim atölyesi açıldığını duyan Tunç, ilerleyen yaşına rağmen yeniden mesleğini devam ettirmek ve geliştirmek için kurslara katıldı.

Kısa sürede kendini geliştirerek usta öğretici olan Tunç, şimdilerde ninesinden miras kalan cicim dokumacılığını yaşatmak için teknolojiye direniyor.

Gününün büyük bölümünü tezgahının başında geçiriyor

Günün erken saatlerinde uyanarak atölyesinin yolunu tutan Tunç, köylerden toplanan keçi ve koyun yünlerini yün tarağı sayesinde çöplerden arındırarak ipliğe dönüştürüyor.

Bu ipleri daha sonra kök boyası ile renklendiren Tunç, cicim motiflerinde genellikle vişne kırmızısı, kınalı sarı, lacivert, sıklamen, mor, siyah ve ceviz yeşili renkleri tercih ediyor.

Yörede “teşi” denilen iğ aletiyle de ipliğin düzgün sarılmasını sağlayan Tunç, günün büyük bir bölümünü tezgahının başında geçirerek halı, çanta, heybe, çuval ve palaz gibi el emeği ürünler yapıyor.

Cicim çalışmalarında geometrik şekiller, hayvan figürleri ve doğayı tasvir eden desenleri kullanan Tunç, mesleğinin gelecek kuşaklara aktarılması için de Halk Eğitim Merkezi bünyesinde genç nesillere kurslar veriyor.

Zerican Tunç, AA muhabirine, geçmişte cicim dokumacılığının çok yaygın olduğunu söyledi.

“Eskiden koyunları kırkıp yünlerini derelerde yıkardık”

Mesleğinin teknolojinin gelişmesiyle kaybolduğunu belirten Tunç, “Eskiden cicim yapmak için koyunları kırkıp yünlerini derelerde yıkardık. O yünleri daha sonra ip haline getirirdik. Otların köklerini ve bazı ağaçların kabuklarını toplayıp kaynatırdık. İplerimizi de kaynattığımız bu su ile renklendirirdik. Yerde tezgahımızı kurarak üstünde oturup cicim yapıyorduk. Sonra yaptığımız cicimi kesip dikiyorduk. Bazen evimize gelenlere hediye ediyorduk, bazen de satıyorduk ya da evimizin bir odasına seriyorduk.” diye konuştu.

Tunç, Halk Eğitim Merkezi sayesinde yeniden cicim yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, kurs sayesinde kendisini daha da geliştirerek usta öğretici olduğunu kaydetti.

Şimdilerde kursiyer yetiştirdiğini de anlatan Tunç, “Gençlerimiz gelsin bu işi öğrensin. Annelerimiz ve ninelerimizin el emeğidir. Unutulmaya yüz tutmuş bir meslektir. Biz bu mesleği tekrar canlandırmak istiyoruz. Biz bıraktıktan sonra gençlerimiz devam ettirsin istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Sidar Can Eren

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

kamera sistemi guvenlik sistemi bina kamera sistemi bakici kamera sistemi
Tema Tasarım | Osgaka.com